Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Akide hareketi ve siyasal vakıa
Akide hareketinin temel işlevi; ilham, talim, tasfiye ve nazar-ı fikrî metoduyla zihne ve kalbe Kur’an’ın ebedi hakikatlerini duyurmaktır. ...

Akide hareketinin temel işlevi; ilham, talim, tasfiye ve nazar-ı fikrî metoduyla zihne ve kalbe Kur’an’ın ebedi hakikatlerini duyurmaktır. İnayet ve ihtira delilleriyle kainatı içtihada tabi tutmaktır. Her nesneye ve vakıaya bir harf nazarıyla yaklaşarak, var edilişi bir kitabın sayfa ve satırlarına dönüştürme çabasıdır.

Böylesi bir inanışın ve yorumlayışın elbette fiili tezahürleri olacaktır. Fiili tezahürlerden maksat, akidenin lazımı olan dış vakıanın yanı sıra bu zeminden kopuk veya zıt olanla akidenin muamele etme biçimidir.

Akide, ibadet, hukuk, siyaset ayrı ayrı kategoriler oluştursalar da birbirlerinin alanına direkt veya dolaylı biçimde müdahildirler. Bu müdahilliğin sınırlarını belirlemek aynı zamanda meselenin problematik yönüne dokunmaktır. Her dört alan, kendi içinde ve birbiriyle ilişkilerinde belirli sabite ve değişkenlere sahiptir. Konu ve hükümlerin teorik sıralanışı içte ve dışta mühim-ehem formülüne tabidir. En büyük kabul derecesinde yer alan bir hükmün, koşullara bağımlı meselelere araç kılınması düşünülemez. Deliller üzerinden hükümlerin bu konumlanışına dair bir takım teorik tartışmalar var olagelse de temelde ayrılıklar soyut ilkelerin vakıaya tatbik ediliş biçimlerinde ortaya çıkarlar. Mevzu, özellikle akideyi ön planda tutan hareketlerin mevcut siyasal hareketlerle ilişkilenme biçimlerini felsefi değil politika pratikleri açısından irdelemektir.    

Modern devlet, siyaseti yalnız sabit zümrelerin işi olmaktan çıkarmıştır. Bireyi/vatandaşı siyasallaşmanın temel nesnesi kılmayı nispeten başarmıştır. Bu durum siyasi tartışmaları hemen herkesi kapsayan gündelik bir meşguliyete dönüştürmüştür. Herkesten siyasi eğilimlerini ilan etmesi beklenmekte; her zümrenin siyasi çatışmalardaki yeri sorgulanmaktadır. Siyasal düşüncelerin genel ve ilkeler üzerinden dillendirilmesi bile bazen yeterli görülmemektedir. 

Akide hareketinin güncel siyasi tartışmalarda rol alması doğal olarak karşıtlarında akidevi değerlere karşı antipatiye yol açacaktır. Ancak herkesin muhatap alındığı böylesi bir öğretinin, siyasal vakıaya yaklaşımının hangi dengeye oturması gerektiği belirlenmelidir. Şüphesiz adalet ve eşitlik gibi akidenin sosyal ihtiyacını karşılayan soyut değerler vazgeçilmez ilkelerdir. Akidevi misyonu ön plana çıkaran bir hareketin siyasal teorilerini bu ilkeler üzerinden tasarlaması ve bu minvalde düşünce üretmesi kaçınılmazdır. Fakat siyasi vakıanın doğrudan hukuka konu olmayan ve tercihleri ilgilendiren son derece girift ilişkiler yumağına sahip olduğu bilinmektedir.

Herkesi konu alan akide hareketinin, herkesi içine çeken modern siyasi vakıanın bu yönüyle özdeşleşmesi değerler aleyhine bir problem teşkil edecekse ilişki nasıl formülüze edilmelidir? Burada kesişme unsuru "fert" olduğuna göre güncel siyasi tavrını kişiselleştirmek suretiyle siyasi vakıaya müdahil olabilmelidir. Ancak bu -hukuka konu olmamak şartıyla- çok ideal bir politik tutumu desteklemek bile olsa, akide hareketinin kurumsal kimliğini kapsamamalıdır.

Modern siyasal gerçeklik ile din ilişkileri birçok açıdan irdelenmeye ve yeniden yorumlanmaya muhtaçtır. Ancak hiçbir yorum ebedi hakikatlerin birer propoganda-i siyaset olarak algılanmasına yol açmamalıdır. Ayrıca siyasi organizasyonların zaman zaman ebedi değerlerin toplumsallaştırılmasına hizmet ediyor olması, ebedi hakikatleri politikacı ve politik organizasyonların tekelinde görmeyi gerekli kılmamalıdır.

Yorumlar

ömer - 18-06-2015 - 09:17:02
doğru
adamlar açıklama yapmışlar daha ne lazım, yok çok net değil yok akademikmiş sözleri tamamen su i zandır. çıkıp milletin boğazına sarılacak halleri yok ya. başka bir açıklama başka taraflara çekilir bu sefer. bence makul bir açıklama
musa - 08-06-2015 - 23:44:31
ağdalı dil
ağdalı dil kullanınca hakikat daha anlaşılır hale mi geliyor, anlamadım. bu site akademik bir site mi yoksa bir sivil toplum hareketinin ifade i meram yerimi anlamadım. lütuf buyurup anlayacagimiz bir beyanla yazarsaniz biz siradan vatandaslarda mustefid oluruz, tabi boyle bir derdiniz varsa.. maaselam...
Emin - 08-06-2015 - 10:44:36

Sn. Editor açıklama için teşekkür ederiz. Lakin çok terimsel ifadeler kullanıyorsunuz. Burda halka hitap elit kesime değil. Malum ya okuma oranımız ortada. Biraz daha açık ifadeler kullanırsanız memnun oluruz.
Sizde yorum yazmak için tıklayınız.

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında


Ey “sadık ahmak” ıtlakına masadak biçare ulemâü’s-sû’ veya meczup, akılsız, cahil sufiler! Hakikat-i kâinat içinde kökü yerleşmiş ve hakaik-i kâinata kökler salmış olan şecere-i tûbâ-i İslâmiyet,mevhu

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 
ZEHRA.COM.TR
Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net