Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Aktüel

Akustik Ekoloji
Bugün iklim değişikliği sorunuyla mücadelede kullanılan önemli farkındalık oluşturma araçlarından biri olan soundscape kayıtları, aynı zamanda kaydedildiği ekosistemin biyoçeşitliliğini de ölçmeye yarayabiliyor. ...

Akustik ekoloji kavramıyla ilk kez tanışacaklar için çok sıkıcı olmadan kısaca bahsetmekte fayda var. Akustik ekoloji kavramı ilk olarak müzisyen R. Murray Schafer tarafından, ses kirliliği bağlamında ses çevremize dikkat çekme amacıyla ortaya atılan bir kavram. 60’larda Simon Fraser Üniversitesi’nde ilk çalışmaları gerçekleştirilen bu alan 70’lerden sonra küresel ölçekte dikkat çekiyor ve önemseniyor. Konuyla ilgili temel düşüncelerini ve kavramları Schafer, 1973 yılında “The Music of the Environment” (Çevrenin Müziği) isimli geniş makalesinde ele alıyor. Schafer’in çağrısına yanıt veren genç besteciler ve öğrenciler “The World Soundscape Project” (WSP)  isimli eğitim-araştırma grubunu oluşturuyorlar. (kaynak:http://www.sfu.ca/~truax/wsp.html)

Simon Frazer Üni.'de WSP üyeleri, soldan sağa R. M. Schafer, Bruce Davis, Peter Huse, Barry Truax, Howard Broomfield

Simon Frazer Üni.’de WSP üyeleri, soldan sağa R. M. Schafer, Bruce Davis, Peter Huse, Barry Truax, Howard Broomfield

Çok kabaca, bir ekosistemin bulunduğu ve bu ekosistemin çıkardığı sesin kayda alınabildiği her durum, akustik ekolojinin çalışma alanına giriyor diyebiliriz. Bu çalışma alanı yalnızca bilimsel olmak, ölçülmek veya hesaplanmak durumunda değil. Tüm bu ses kayıtları sanatsal amaçla da kullanılabiliyor. Daha önce yaptığım sunumlarda “Ses Manzaraları” diye Türkçe’ye çevirmeyi tercih etiğim, “Ses Peyzajı” olarak da çevrilebilen ve yine de daha iyi bir çeviriye ihtiyaç duyan, İngilizcesi “Soundscape” olan bu kelime, akustik ekolojinin bir parçası olarak çevremizde duyduğumuz seslerin bir müzik kompozisyonu olarak dinlenebileceğini ifade eder. Dolayısıyla yapılan ses kayıtlarının, müzik başta olmak üzere bir çok disiplinle iç içe olduğuna dikkat çekmem gerekir.

Akustik ekoloji alanında yapılan çalışmalar, uluslararası kuruluşlar tarafından da önemseniyor. Bugün iklim değişikliği sorunuyla mücadelede kullanılan önemli farkındalık yaratma araçlarından biri olan soundscape kayıtları, aynı zamanda kaydedildiği ekosistemin biyoçeşitliliğini de ölçmeye yarayabiliyor. Bunun dışında belirli periyotlarla yapılan ses kayıtları arasındaki kıyaslama sayesinde, ekosistemdeki değişim de ses yoluyla ölçülebiliyor. Bunlar dışında yapılan çok fazla yaratıcı ve bilimsel örnek bulmak da mümkün.

Kadıköy Akustik projesi sunumu, Oğuz Öner. Kaynak: facebook.com/kadikoyakustik

Kadıköy Akustik projesi sunumu, Oğuz Öner. Kaynak: facebook.com/kadikoyakustik

Türkiye’de bireysel olarak yapılan müzik kompozisyon çalışmalarının haricinde yürütülen çok az sayıda çalışma var. Bu çalışmalardan biri, Soho İstanbul’da vermiş olduğum “Sessizlik, Gürültü ve Soundscape” sunumu esnasında tanışma fırsatı yakaladığım Oğuz Öner öncülüğünde gerçekleştiriliyor. Kadıköy’de ses yürüyüşleri gerçekleştiren ve işitsel peyzajı alanında veritabanı oluşturmayı amaçlayan Kadıköy Akustik ismi verilen bu proje, hem orta hem de uzun vadede yerel yönetimlerin önemsemesi gereken bir girişim olarak dikkat çekiyor. Projenin detaylarını Oğuz Öner’in kendisinden dinlemek için daha önce katıldığı Açık Radyo yayınına bu linkten ulaşabilirsiniz:

Sonospheria Logosu

Sonospheria Logosu

Disiplinlerarası bir çok çalışmaya gebe olan bu alanda, İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü bünyesinde kurulan bir girişim olan Sonospheria da çalışmalar yapmaya başladı. Ekolojik mücadeleye bir müzisyen ve ses araştırmacısı olarak nasıl katkıda bulunabileceğimi düşünürken bu konuda bireysel çalışmaların belli bir limiti aşamadığını ve akademik düzleme taşınıp kurumsallaştıkça değerinin daha iyi vurgulandığını gördüm. Dolayısıyla üniversitede verdiğim ve bu konuya dikkat çektiğim bir dersten sonra bu alanda çalışma yapmak veya öğrenmek isteyen öğrencilere bir çağrıda bulundum. Çağrıma yanıt veren öğrenciler ve akademisyenlerle 2015 Nisan ayında yaptığımız ilk toplantıdan sonra Sonospheria isimli akustik ekoloji ve biyoakustik çalışma grubumuzu oluşturmuş olduk. Şu anda planlama ve ön araştırma safhasında olan iki projemiz bulunuyor. Bunlardan birini Anadolu Meraları‘nın bütüncül yönetim uygulama arazilerinde başlattık. Yanısıra İstanbul’da Adalar üzerinde yapmayı planladığımız bir çalışma da mevcut. Fikir aşamasında olan diğer projelerimizi de olgunlaştıkça paylaşacağız.

Ön araştırma yürüttüğümüz Anadolu Meraları uygulama arazisinden bir görünüm. Fotoğraf: Can Kazaz

Ön araştırma yürüttüğümüz Anadolu Meraları uygulama arazisinden bir görünüm. Fotoğraf: Can Kazaz

Sonospheria, “sono” (ses) ve “spheria” (elektron-küreler) kelimelerinin birleşmesiyle türettiğimiz bir isim. Sonospheria, Dünya’yı ekosistemlerden meydana gelen bütüncül bir ses küresi olarak ele alır ve çalışmalarını bu bakış açısıyla sürdürür. Müzik başta olmak üzere; akademik, bilimsel ve sanatsal bir çok alana, disiplinlerarası çalışmalar yaparak katkıda bulunmayı hedefler. Sonospheria olarak, bu konuyla ilgilenen paylaşımda ve katkıda bulunmak isteyen hatta Sonospheria’nın aktif üyesi olmak isteyen tüm birey ve kuruluşlara açık olduğumuzu da belirtmek isterim. Şu anda benim dışımda Sonospheria’da aktif olarak çalışma gösteren katılımcılar; Doç. Dr. Tolga ÖzdemirAr. Gör. Ateş Erkoç, müzik bölümü öğrencileri Can Bora GençHazal DölenekenEda ErEge Selçuk ve Kumsal Delibalta. Bu duyuruyla beraber, uluslararası akustik ekoloji oluşumlarıyla dirsek temasına geçtiğimizi de müjdelemek isterim.

Küresel ekolojik krizin geldiği noktada disiplinlerarası işbirliğinin artması şart olarak gözüküyor. Bu kriz bağlamında yapılan her yaratıcı girişim, lider kuruluşlar ve devletler tarafından önemseniyor ve çoğu zaman da destekleniyor. Müzik gibi yaratıcı alanlarda yapılan çalışmalar da farkındalığa yönelik oldukça etkili olabiliyor. Bu yazıyla, her alanda harekete geçme çağrımı yinelemek isterim. İklim değişikliğiyle mücadele, çalıştığınız ve geçiminizi sağladığınız alandan sandığınız kadar uzak ve bağımsız olarak sürdürülemez olmayabilir. Her konuda olduğu gibi en önemlisi, bu kararı verebilmek.

Yorumlar

Hiç yorum eklenmemiş. Tıkla ! İlk ekleyen sen ol ...

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında


Ey “sadık ahmak” ıtlakına masadak biçare ulemâü’s-sû’ veya meczup, akılsız, cahil sufiler! Hakikat-i kâinat içinde kökü yerleşmiş ve hakaik-i kâinata kökler salmış olan şecere-i tûbâ-i İslâmiyet,mevhu

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 
ZEHRA.COM.TR
Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net