Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Bağlılık düşünceye mi şahsa mı?
Bağlılık belli bir düşünce çizgisine mi şahsa mı sorusu, liderlik ve düşünce arasında kaybolan ferdin konumunu ortaya çıkarmaya dönüktür. ...

Editörden

 

Bağlılık belli bir düşünce çizgisine mi şahsa mı sorusu, liderlik ve düşünce arasında kaybolan ferdin konumunu ortaya çıkarmaya dönüktür. Bir hareket için liderlik ve düşünce çizgisi, tabii olgulardır. Ancak bu iki olgunun yanlış konumlandırılışı bir üçüncü temel olgunun feshine sebep olabilir. O da hareketin, omuzlarında yükseldiği ferttir. Mesele düşünceye bağlılık mı düşünceyi ortaklaşarak üretmek mi sorusuna temas etse de buradaki konu, ferdin liderlik ve düşünce arasındaki konumuyla ilgilidir. Şüphesiz, hareketin teorik niteliği ve temellendirilişi, liderlikten daha önemlidir. Çünkü düşünce çizgisi liderden bağımsız bir tarzda da oluşabilir. Özellikle lider İslami bir çizgiyi temsil ediyorsa, düşüncenin içeriği, ferdin düşüncesinden daha ileri bir noktaya işaret eder. Bu noktada lidere düşen daha çok temsil ve daha çok tebliğ olacaktır. 

Herhangi bir hareket için liderlik olgusu yok sayılamaz. Ancak bunun farklı formlar içinde sergilendiği bilinmektedir. Öyle ise burda mutlak anlamda bir lider, çizgi ve fert çelişkisinden söz edilmemektedir. Söz konusu edilen durum, ferdin lider ve düşünce ikileminden kurtulup doğru tercihe sarılmasıdır. Öncelikli olan, önderliğin bireysel veya kollektif yapısı değil onun rehberlik ettiği kitleyle iletişim ve etkileşim kurma biçimidir. Lider, dikkat edilmezse kişiliğiyle hareketi sembolize eden ve yücelten değil hareketin omuzlarında yükselen ve hak etmediği bir değere yükselen kişi haline gelebilir.

Bilinçli bir liderlik olmadan herhangi bir hareketin başarılı olması elbette zordur. Ancak, düşünceyi ve hareketi onun yolu haline getirecek bir yoğunlaşma, neticede kişiyi onun kişiliği karşısında hiçleştirecek ve kamuoyunda düşüncenin zaaflarıyla önderliğin zaaflarınının aynileşmesine yol açacaktır. Paradoks gibi görünen bu durumdan çıkış için en uygun seçenek, lideri (önderlik olgusunu) redetmeden düşünceye gösterilen bağlılığı öncelemektir. Bu arada makul bir eleştiri yolu, hareketin her düzeyinde açık tutulmalı ve liderlik asla rıza, istişare ve ortak karara dayalı mekanizmaların işlevselliğine gölge düşürmemelidir.

Günümüz siyasal/toplumsal örgütlenme ve cemaat pratiklerinde liderliğe bağlılık daha çok mutlak teslimiyet biçiminde tezahür eder. Bu ortamlarda lider, hiçbir kusura layık görülmeyen bir kemalat timsalidir. İnsanlar ona ne kadar sadık olduklarını, üstünlüğünü abartılı ifadelerle vurgulayarak ve şahsına ne kadar yakın olduklarını anlatarak ispatlamaya çalışırlar. Liderin kişiliğine veya düşüncelerine yönelik makul eleştiriler ihanetle suçlanır. İnsanların üzerinde birleştiği temel nokta liderin şahsiyeti olur. Cemaatin pozisyonları onun karekterine ve reflekslerine göre belirlenir. Lideri lider konumuna taşıyan, düşünce, misyon, yol, strateji, çizgi es geçilerek doğrudan doğruya onun kişisel özellikleri, ailesi, vs ilişkileri ön plana çıkarılır. Bağlılık öyle bir düzeye taşınır ki bir nevi ibadet halini alır. Hatta cemaat/grup/örgüt/parti üzerinde haşyet uyandıran etkisi o kadar büyüktür ki imkanlar musaitse önderin şekli heykelleştirilerek tüm zamanlara ve mekanlara dikte edilmeye çalışılır.

Fert, cemaat, teori ve liderlik arasındaki ilişki, irade ve dinamizmi öldürmeyen makul bir denge ekseninde hareket etmelidir. Böylesi bir hareketten istenen elbette hakikatin gücünü somutlaştırmaktır. Hakikate diz çöken bir liderliğin, soyut olan düşünce çizgisini somutlaştırmada, kapalılık ve kararsızlığı ortadan kaldırmada kilit bir rolü vardır. Ancak, ihlas, bilinç, tevazu ve teenni  böylesi bir önderliğin vazgeçilmez parametrelerinden olmak ve takaddüm şerefi buna bağlı kalmak şartıyla...

Yorumlar

- 20-01-2014 - 14:24:42

yazınızdan dolayı size teşekkür ederim konu çok önemli
Sizde yorum yazmak için tıklayınız.

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında


Ey “sadık ahmak” ıtlakına masadak biçare ulemâü’s-sû’ veya meczup, akılsız, cahil sufiler! Hakikat-i kâinat içinde kökü yerleşmiş ve hakaik-i kâinata kökler salmış olan şecere-i tûbâ-i İslâmiyet,mevhu

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 
ZEHRA.COM.TR
Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net