Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Maşrik Üzerine
Ortadoğunun siyasi yazgısı yeniden dizayn ediliyor. Suriye fiilen çökmüş durumda, Irak bölünmeye daha yakın, Mısır'da darbe yönetimi halkla mücadele ediyor, Yemen ve Libya'da bölünme senaryoları tartışılıyor. ...

 Ortadoğunun siyasi yazgısı yeniden dizayn ediliyor. Suriye fiilen çökmüş durumda, Irak bölünmeye daha yakın,  Mısır'da darbe yönetimi halkla mücadele ediyor, Yemen ve Libya'da bölünme senaryoları tartışılıyor. Şii-Sünni kutuplaşmasının derinleşmesi, Ortadoğu’nun geleceğini karmaşık bir tabloya çeviriyor.

 Süreç;  yıkım, göç ve ölümler beraberinde yeni siyasal aktörler doğuruyor. Bu aktörlerin özellikle diktatoryal ulus-devletlerin ötekileştirdiği Kürt, Şii ve islamcı unsurlardan çıkması krizin bir ulus-devlet krizi olarak da okunabileceğini  gösteriyor. Bugün Ortadoğu’da yaşananlar, otoriter rejimlerin yönetme kapasitelerini yitirmeleri kadar bu sistemler üzerinde uzun zamandır vesayetini sürdüren batı koalisyonunun da başarısızlığının ilanıdır.

Her zaman olduğu gibi, yaşanan süreci etkileyen aktörler farklı analiz kategorilerine göre değişebilmektedir. Farklı düzeylerde vakıaya mudahil olan uluslararası ve bölgesel güçlerin değişen dengelere uygun davranıp ülke stratejilerini siyasi ve ekonomik nüfuzlarını  genişletme üzerine kurmaları Suriye’de belirginleştiği üzre yaşanan kaosu vekalet savaşlarına dönüştürmektedir.

Suriye’de Esed rejimi ve müttefiklerinin yürüttüğü insanlık dışı bir savaş; herbiri farklı bir kampın güdümünde savaşan Ennusra ve Işid benzeri muhaliflerin vahşi eylemleri, kimin zafer kazanması gerektiğini akıl ve vicdan nezdinde anlamsızlaştırmıştır. Işid’in Kobane, Musul ve son olarak Şengal’de, İsrail'in Gazze'de giriştiği saldırılar dünyaya hak, hukuk, vicdan tanımazlığın sonuçlarını bir kez daha göstermiştir.

 

Yeni Krallık ve Peygamber Öldürmek: İsrail Devleti

Varlığını yayılmacı işgal anlayışıyla sürdüren bir devletin, uluslararası sistem ve güçler tarafından şımartılmışlığının adıdır İsrail. Hukuksuz amaçlarına yine hukukdışı yöntemlerle ulaşmaya çalışan İsrail devleti, bu tarz operasyonlarla sadece varlığını insani hudutların dışına itmiş olmuyor, 21. Yüzyıl uygarlık değerlerinin sözümona temsilcisi durumundaki batı dünyası ve kurumlarının itibarını da yok ediyor. Batının İsrail karşısındaki tutumu, ulusararası toplum, BM tarzı kuruluşları anlamsız birer isme; uluslararası savaş ve hukuk normlarını yalnızca güçlünün yararına baskı unsuru olarak kullanılabilen materyallere dönüştürüyor.

 

Işid ve Post-modern Vahhabizm

El kaide ve Irak, Suriye türevleri olan ışid gibi örgütler, zayıf ve sorunlu bölgelerde güç yoluyla kontrolünü oluşturarak galibin fıkhına dayalı otoriter devlet anlayışıyla hareket ediyorlar. Ütopik hırslarla hareket eden örgüt, gücünü, otoritelerin baskıcı niteliğinden halkı kurtarmaya değil insani ve kültürel bir yıkıcılığa hasr ediyor.

Hareket kendi söylevini, irdelenmeye muhtaç “tevhid” ve “cihad” anlayışıyla, bağlılıklarında yüksek bir motivasyon uyandıran dini argümantasyona dayandırmaktadır. Politik uyumluluk ve bağlılığı itikadi düzeye taşırarak adeta bir teslimiyet ideolojisi ortaya koymaktadır. “Davanın” kendi retorikleriyle “menhecin”  evrensel bir hal alması ve farklı ülkelerden toplanan savaşçıların ağır bedeller vermeye kolay ikna edilmesi muhakemeden uzak , ham duygulara hitap etmeyi öncelik hale getiren yöntemlerinde gizlidir. Arap ve İslam dünyasında kabul görmesi ve kalıcı destek bulması mümkün değilken hiçbir sosyolojik dayanağı bulunmayan Anadolu ve Mezopotamya’da dahi örgütlenebilmesi bu organizasyonun bölgesel veya uluslararası güçlerin sopası olarak kullanılmaya elverişli bir yapı olduğu izlenimini güçlendirmektedir.

Ancak organizasyonun siyasi misyonu bu aşamada ideolojik araçları üzerinden değil ilişkileri, uygulamaları, ve tercih ettiği düşmanlar üzerinden yorumlanmalıdır. Zira ışid sadece ışid değildir.

Yorumlar

Abdullah - 05-08-2014 - 10:09:02

Muhteşem tespitler.. Allah razı olsun..
Sizde yorum yazmak için tıklayınız.

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında


Ey “sadık ahmak” ıtlakına masadak biçare ulemâü’s-sû’ veya meczup, akılsız, cahil sufiler! Hakikat-i kâinat içinde kökü yerleşmiş ve hakaik-i kâinata kökler salmış olan şecere-i tûbâ-i İslâmiyet,mevhu

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 
ZEHRA.COM.TR
Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net