Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Müzakereler Üzerine
Müzakere söylemi, Kürt sorununda farklı bir evreye işaret etmektedir. ...

 
Müzakere söylemi, Kürt sorununda farklı bir evreye işaret etmektedir. Mevzu, çatışmalardan soyutlanmış bir siyasal örgütlenme atmosferi oluşturmak ve Kürtlerin eşitlik taleplerine bu imkan içinde cevap aramaktır. 
 
Aktörlerin, farklı enstürümanlar kullanarak ilan ettikleri barış ve çözüm iradesi, kamuoyu tarafından önemli oranda onaylanmıştır. Ama bu durum sürecin problemsiz yürüyeceği anlamına gelmemektedir. Sorunun büyüklüğüne denk engellerle karşılaşılacağı uzmanlarca sıklıkla dile getirilmektedir. Müzakere kültüründen yoksunluk ve kimlik sorunlarında kötü bir sicile sahip olan ulus-devlet refleksi, sürecin en önemli handikaplarındandır. Ancak bu konuda insanlık alemi hatırı sayılır tecrübelerle doludur. Kürt sorununun bir açıdan ümmet sorunu olması İslam peygamberinin "hilf" denilen siyasi anlaşmalarını da önemli bir tarihsel tecrübe olarak karşımıza çıkarmaktadır. Bu noktada yürütücülere ve kolaylaştırıcılara düşen, her türlü deneyimden istifade ederek sorunun gerçekliğine uygun başarılı ve hakkaniyetli modellere ulaşmaktır.
 
Bir yılı aşkın süredir devam eden görüşmeler, nitelikli müzakere açısından yeterli görülmese de önemli bir adımdır. Bu noktada taraflara düşen, şimdiye kadar ortaya konan çabaları tartışmak ve güncel olumsuz pratikleri bakış açısına dönüştürmek yerine müzakerelerin atıfta bulunduğu noktaları tasrih etmek ve sorunun çerçevesine dair makul hukuki tasavvurlar oluşturmaktır. Yoksa, devam eden bir sürecin herhangi bir noktadaki çıktısını, olayı noktalamak için kullanmak, hiçbir olumlu amaca hizmet etmez.
 
Bu yeni evrenin en belirleyici kavramı güvendir. Taraflar arasında güvenin tesisi kadar toplumsal güvenin geliştirilmesine de ihtiyaç vardır. Devlet, silahlı unsurların ülke dışına çıkarılmasını güven noktası olarak belirlerken Kürdistan İşçi Partisi, siyasi tutukluların serbest bırakılıp özgür siyaset yapma hakkının önündeki yasal engellerin kaldırılmasını ve müzakere yasasının bir an önce devreye sokulmasını öne sürmektedir. Toplumsal taban ise güven noktasını, hükümetin uhdesinde bulunan akla yakın bir takım hukuki değişikliklere (anadilde eğitim ve siyasi tutuklularının serbest bırakılması) bir an önce geçilmesi ve her iki tarafın da şiddeti bir enstürman olarak kullanmaktan tamamen vazgeçmesi olarak görmektedir. Evet, kalıcı ve adil bir barışın yolunu açacak olan şey akıl ve güven duygusudur. Bu iki gücün hünerlerini sergileyeceği zemin ise barış ve müzakere zeminidir. Sürece yönelik toplumsal güvenin arttırılması ve taraflar arası güvenin geliştirilmesi, ortaklaştırılmış somut şemalara bağlıdır. Verilen sözlerin bağlayıcılığı ve rakiplerin birbirlerini baskılayıp dengelemesi ise değişik kontrol mekanizmalarına ve edilgen olmayan mercilere muhtaçtır.
 
Bizim süreçten beklentilerimiz; şiddetten arındırılmış bir ortam, kalıcı ve adil bir barış, sorun teşkil eden ayrıcalıkların kaldırılması, "saf" biçimde hukuki eşitliğe atıfta bulunan bir "birlik" söylemi, savaş sürecine katılmış şiddet organizasyonlarının sivilleşmesine ve siyasallaşmasına imkan tanıyan yasal düzenlemeler ve her türlü siyasal tartışmanın özgür bir siyasal atmosfere taşınabilmesinin yasal garantilerini sağlamaktır.  
        
   

Yorumlar

Tuba - 08-06-2014 - 21:11:08

müzakerelerin hukuki yönüne değinmiş olmanız çok mühim. hukuk ve ekonomi müzakerelerde özellikle dile alınması gereken meseleler. genel itibariyle sosyal, siyasal ve kültürel boyutları ele alıyoruz ve sanki PKK ve devlet arasında gerçekleşen kültürel anlamdaki uyuşmalar- anadil meselesi, kültürel hak talepleri vs- hukuk ve ekonomi alanını da kapsıyormuş gibi bir bütün olarak yatırıyoruz masaya. malumdur ekonomi müzakere sürecinde konuşulmayan mevzulardan biri. barış süreçlerinin dünya tecrubelerinde de ekonomi müzakere edilmeyen bir mevzudur. Güney afrika barış sürecinde mesela, siyahlar tüm siyasal alanda hak elde ettikleri halde beyazlar siyasal çıkarlarını barış sürecinde de korumuştur.Bu manada PKK'nin yıllardır süregelern savaş ekonomisi yanında müzakerelerde mali özerklik fikrinin, yerel yönetimlerde ekonomik gücün ve dağılımın kaynakları da müzakere edilmelidir.
Sizde yorum yazmak için tıklayınız.

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında


Ey “sadık ahmak” ıtlakına masadak biçare ulemâü’s-sû’ veya meczup, akılsız, cahil sufiler! Hakikat-i kâinat içinde kökü yerleşmiş ve hakaik-i kâinata kökler salmış olan şecere-i tûbâ-i İslâmiyet,mevhu

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 
ZEHRA.COM.TR
Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net