Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Risale-i Nur Notları

Nokta Risalesi'nin Kimliği
“Nokta Risalesi”, Üstad’ın “Eski Said” dönemine ait bir eseridir. Kitabın kapağındaki baskı tarihi 1337’dir. Bu tarihin, Hicrî ya da Rumî olduğu belirtilmemiştir. Hicrî karşılığı 1919, Rûmî 1921’dir. Kitap, ilk olarak “Evkaf-ı İslâmiye Matbaası”nda neşredilmiştir. Orijinal ismi, “Nuktatun Min Nur-i Ma’rifetullah”dır. ...

Nokta Risalesi”, Üstad’ın “Eski Said” dönemine ait bir eseridir. Kitabın kapağındaki baskı tarihi 1337’dir. Bu tarihin, Hicrî ya da Rumî olduğu belirtilmemiştir. Hicrî karşılığı 1919, Rûmî 1921’dir. Kitap, ilk olarak “Evkaf-ı İslâmiye Matbaası”nda neşredilmiştir. Orijinal ismi, “Nuktatun Min Nur-i Ma’rifetullah”dır. Yani, “Allah’ın ma’rifet nurundan bir nokta”... Kitabın ilk matbu nüshası 88 sayfadır. Eserin ilk yazma nüshasına ulaşmadıksa da, müellifin tashihinden geçmiş nüshaları elimizdedir. Tashihli nüshalarla ilk matbu nüsha arasında herhangi bir fark yoktur.

Nokta Risalesi telif edilirken, müellifin, bizzat kendi kalemiyle mi yazdığı, yoksa yeğeni Abdurrahman’a dikte usulüyle mi yazdırttığı malum değildir. Abdurrahman’ın derlemiş olduğu “Hakikat Çekirdekleri”ndeki birçok vecizenin Nokta Risalesi’nden iktibas edildiği ve dolaysısıyla da Nokta Risalesi’nin Hakikat Çekirdekleri’nden önce telif edildiği bir gerçektir. Hakikat Çekirdekleri’nin Birinci Cüz’ünün kapağındaki tarihin 1336 olması, bu gerçeği değiştirmez. Bu durum, ya Nokta Risalesi’nin telif edilir edilmez tabettirilmemesiyle alakalıdır, ya da bu tarihin Rumî, Nokta Risalesi’nin kapağındaki 1337’nin ise Hicrî olmasıyla alakalıdır. Bu durumda, Rumî 1336, Miladî 1920 iken, Hicrî 1337 ise, Miladî 1919’dur. Böylece, Nokta Risalesi’nin Hakikkat Çekirdekleri’nden önce telif ve tabedildiği de tebeyyün eder.

Hakikat Çekirdekleri’nin 1337-1339’a tarihlenen İkinci Cüz’ünü de aynı çerçevede (Hcrî/Rûmî) değerlendirmekte fayda vardır.

Malum olduğu üzere; Kur’an’ın esas aldığı 4 temel konu vardır. Bunlar; “Tevhid”, “Nübüvvet”, “Haşir”, “Adalet ve İbadet” esaslarıdır. Risale-i Nur Külliyetı’nın da ana hedefi, bu esasların izah ve ispatıdır. Ağacı çekirdekte hülasa eden Allah, Kur’an’ı da, bir kısa sure de, bir ayette icmal etmiştir. Mesela “Besmele”de... İşte hayatını Kur’an’a, O’nun hakikatlerinin neşir ve hizmetine vakfeden Üstad Hazretleri de, kendi eserlerinde, Üstad-ı Ezelisinin hatt-ı hareketini izlemiş; her küçük kitabında, koca bir Külliyat’ı hülasa etmiştir. “Nokta” Risalesini, bu çerçevede değerlendirmeliyiz.

Nokta Risalesi, “Nübüvvet” mevzusunu, daha öncesinde “telif” edilmiş olan “Şu’aat, Ma’rifetu’n-Nebî” risalesine havale ederek, “Tevhid”, “Haşir”, “Beka-i Ruh ve Melaike” konusuna yoğunlaşmıştır. Bu haliyle, bu iki risale, birbirinin devamı ve mütemmimi durumundadır. Diyebilirz ki, Şu’âat’la Nokta Risalelerini birlikte okumak, Külliyat’ın bir “özet”ini okumak gibidir. Yanlış anlaşılmasın; sadece bu iki eserle “iktifa” edilsin demek istemiyorum, benimkisi, sadece bir tespit...

Nokta Risalesi’ne ilişkin olarak; Bediüzzaman Hazretleri’nin, 1926-35 yılları arasındaki Barla sürgününde, talebelerinden Hulusi Yahyagil’e gönderdiği bir mektubunda, şöyle demektedir: “Eski Said’in kuvvet-i ilmiyle, nazar-ı aklıyla anladığı ve gördüğü hakikatleri, senin kardeşin(Yeni Said) şuhud-u kalbiyle, nur-u vicdanla gördüğüne tevâfuk ediyor.” demektedir. Devamında da, “Birbirinden çok uzak bu iki Said’in aklı, kalbi, bu derece ittifakı aciptir.” .(Barla Lahikası, s. 41) diyerek, hakikatlerin ifadesi hususunda, iki Said’deki “akıl” ve “kalp” birlikteliğine dikkat çekmektedir.

Eski ve Yeni Said’in kişilikleri üzerinde “algı operasyonları”na girişen “tevilci” ve “tahrifatçı”ların yer yer Eski Said’i, Yeni Said’e çizdirttikleri bir gerçektir. Ancak, Yeni Said’e ait yukarıdaki ifadeler gibi, Sözler’de geçen şu ifadeler de had bildirecek mesabededir. İşte, “Hem Nokta Risalesi’nde, Cenab-ı Hakk'ın delail-i vücub ve vahdaniyetinden, her birisi bin bürhan kuvvetinde dört bürhan-ı küllî zikretmişiz.” (Sözler, s. 351) Nokta Risalesi hakkındaki bu sitayişkâr cümle, Yeni Said’in Eski Said’le nasıl bir “muvafakat” ve “mutabakat” içinde olduğunu, “Nokta”yı referans göstermekle teyid etmektedir. Bir de şu ifadelere bakalım:

Onuncu Söz'de(Haşre dair) kalbi, iman-ı kâmil derecesine çıkaracak derecede bürhanlar zikredilmiştir. Şurada ise, yalnız aklı ikna' edecek, susturacak, Eski Said'in ‘Nokta Risalesi’ndeki beyanatı tarzında bahsedeceğiz.” (Sözler, 647) cümlesi, tarz ve üslup olarak da Eski Said’e olan itimadını ve onun beyanlarındaki doyuruculuğu nazara veriyor. İşte, Said-i Nursî Hazretlerini, kendi içinde kavgalı bir kişilikle takdim edip red-i miras üzerinden konumlandırmaya çalışan ve adeta Yeni Said’in sopasıyla Eski Said’i terbiye ettirmeye çalışan “tahrifatçı”lar utansın!

Üstad, Nokta Risalesi’nin başında, “Şuâat ve şu kitapta mütekellim, âciz kalbimdir. Muhatap, âsi nefsimdir. Müstemi’, müteharrî-i hakikat bir Japon’dur.”(Osm. s. 4) ifadeleriyle, eserin telifindeki gayeleri bir bir ortaya koymaktadır. Özellikle eserdeki mezvuların, “hakikatlerin arayıcısı” bir Japon’un suallerine cevap olduğunu söylemesi dikkat çekicidir. Japon’dan anladığımız, Japon İmparatoru Meiji(Mutsuhito)’nin kendisi olmalıdır. Zira bu zat, 1889’da Sultan Abdülhamid’e bir mektupla, İslâm’a dair bazı sualler göndermiş; devrin şeyhülislamı Cemaleddin Efendi de cevaplamıştır. Daha sonra, birçok âlim gibi, Üstad da bir cevap yazmıştır. Nokta Risalesi, bu Üstadane cevabın müşahhas halidir...

Nokta Risalesi’nin başında “gayetu’l-gayât” olarak tavsif ettiği “marifetullah”ı anlatmak sadedinde, başlıca 4 bürhana işaret ediyor. Bunları, 1-Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm(ki Şuâat kitabında tarif ve tavsi ediyor), 2-Kitab-ı Kebir(İnsan-ı ekber) olan Kâinat, 3-Kelâm-ı Akdes(Kur’an), 4-Vicdan denilen fıtrat-ı zîşuur...

Çekirdekteki nakş-ı kader olan manevî ağaç”, “bağdaki nesc-i kudret olan mücessem ağaç”ın misal-i musağğarı olduğu gibi, Nokta ve Şu’âat Risaleleri de “Külliyat” ağacının bir çekirdeği hükmündedir. Bu çekirdeğin kalp ve fikir âlemimizde makes bulması temennisiyle...

Yunus İpek
23.12.2015

Yorumlar

Hiç yorum eklenmemiş. Tıkla ! İlk ekleyen sen ol ...

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında

Lahika yerine bir hatırlatma
Evvel ahir tavsiyemiz: Tesanüdünüzü muhafaza; enaniyet, benlik, rekabetten tahaffuz ve itidal-ı dem ve ihtiyattır

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 

Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net