Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır. ...

Mantığa dayalı olsun olmasın her bir davranış formunun altında mutlak bir saik bulunur. Bu saik, davranıştan önce ve tutumla etkileşim halinde oluşur. Davranış, niyet denilen bu mutlak nedene göre kıymet alır. “Ameller niyetlere göredir” hadisi, niyetin aşkın konumunu açıklasa da niyetin ameldeki bu içkin yapısını göz ardı etmez.

Niyet, davranışı, atfedildiği amaca veya değere bağlar. Ameli niyete has kılma ise, niyetin safiyetini ve değişmezliğini gerektirdiğinden daha güçlü bir bağlılığı anlatır. “Halis niyet/niyet-i ihlas”; birincil niyetin bulanıklaştırılmadan, amaç veya değere bağlı biçimde sürdürüldüğü bilişsel sürecin adıdır.

İhlas, ilk niyetin sürekliliği bağlamında evrensel bir kategoridir. Yani haklı bir davranışa uygulanabildiği kadar haksız bir fiil için de geçerli sayılabilir. Bu durumun sınırları “amelinizde rızayı ilâhî olmalı.” düsturundan başlayıp “samimi bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz.” tespitine kadar uzanır. Bu yoruma göre genel anlamda ihlassızlık, niyetin inşa edildiği ilk anlam zemininden kopuştur.

Niyet konusu, fıkıhtan sosyolojiye, kelamdan belağata, birçok alanda kavramsal çerçeveye sahiptir. Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır. Amaç, bu iki kurum arasındaki temasta, “niyet-i ihlasın ihlali” tespitinin hangi anlamı karşıladığını bulabilmektir.

Kur'an'ın, ferdî veya toplumsal fiiller evrenine farz kıldığı niyet, rızay-ı İlahî ve fazilettir. Cemaatleşme olgusunun hizmet edeceği tek ruh, rızay-ı İlahî ruhudur. Kuranî öğretilerin etkisinde şekillenen bu olgu, bütün toplumsal ilişkilerde, rızanın nişanesi olarak; adalet, tahakküme muhalefet, ihsan, sulh, hürriyet, hakkaniyet, hakikat gibi evrensel değerlere sahip çıkmaya niyet eder. Ancak, gerek nev’ hükmündeki ferdin gerekse de cemaatin kollektif bilinç ve iradesi o niyetten kopmadan bu değerlere hizmet etmelidir. Cemaatselliğin siyasal tutumu da bu niyetten azade kalamaz. Erdemli ve hukuka hizmet edici politik tutum bunu gerektirir. Aksi takdirde dinî olanın siyasal olana aletleştirilmesi, tabileştirilmesi, basamaklaştırılması söz konusu olacaktır. Bu bağlamda İhlas, iyi olanı sadece rızay-ı İlahi niyetiyle daima korumaktır. Hiçbir baskının bu hali ihlal etmesine müsaadesizlikliktir. Konu spesifikleştirilirse; Kürt meselesinde İhlasını bulamayan adalet ve barış istemlerinin, hicap duymadan hukuksuzluk ve savaş alkışçılığına dönüşmesi mevzumuz açısından somut ve ibret-amiz bir örnektir.

Sert rüzgarlar karşısında iyilikten ve adaletten kopmamayı sağlayan en büyük kuvvet, ihlastır. Yani siyasal unsurlarla etkileşim durumlarında güce, statüye, menfaate, korkuya, bencilliğe, menfi milliyetçiliğe, konformizme niyet etmemektir. Hakta ihlassızlık, cemaatçi yozlaşının en bariz halidir. Bu hal, yapıların varoluş gayelerini kendi elleriyle ortadan kaldırmaktır. Üstad Bediüzzaman'ın kendi cemaatleşme pratiklerini dayandırdığı İhlas risalelerinde, ihlası koruma düsturlarını onu ihlal eden Hücumat-ı Sitte maddeleriyle bağlaması bu yüzden düşündürücüdür.

İktidar araçlarının tahakkümü altına girmemek için birçok resmi teklife kapalı davranan Üstad Bediüzzaman’ın her defasında ileri sürdüğü gerekçe, sırr-ı ihlastır. Yani niyetinin eksenini değiştirmeme iradesidir. Üstad'ın, “siyasalın ihlasını” nasıl belirlediği şu örneklemde alenileşmektedir.

Sual: Neden, ne dahilde, ne hariçte bulunan cereyanlara ve bilhassa siyasetli cemaatlere hiçbir alâka peyda etmiyorsun? Ve Risale-i Nur ve şakirdlerini mümkün olduğu kadar o cereyanlara temastan men’ediyorsun? Halbuki, eğer temas etsen ve alâkadar olsan, birden binler adam Risale-i Nur dairesine girip, parlak hakikatlerini neşredeceklerdi; hem bu kadar sebepsiz sıkıntılara hedef olmayacaktın!

Elcevap: Bu alâkasızlık ve içtinabın en ehemmiyetli sebebi: Mesleğimizin esası olan ihlâs bizi men’ediyor. Çünkü, bu gaflet zamanında, hususan tarafgirane mefkûreler sahibi, her şeyi kendi mesleğine âlet ederek, hattâ dinini ve uhrevî harekâtını da, o dünyevî mesleğe bir nevi âlet hükmüne getiriyor. Halbuki, hakaik-i imaniye ve hizmet-i Nuriye-i kudsiye, kâinatta hiçbir şeye âlet olamaz. Rıza-yı ilâhîden başka bir gayesi olamaz. Halbuki şimdiki cereyanların tarafgirane çarpışmaları hengâmında bu sırr-ı ihlâsı muhafaza etmek, dinini dünyaya âlet etmemek müşkilleşmiş. En iyi çare, cereyanların kuvveti yerine, inayet ve tevfik-ı ilâhiyeye dayanmaktır. İçtinabımızın çok sebeplerinden bir sebebi de; Risale-i Nur’un dört esasından birisi olan “şefkat etmek”, zulüm ve zarar etmemektir. Çünkü, لَاتَزِرُوَازِرَةٌوِزْرَاُخْرٰى  Yani: “Birisinin hatasıyla, başkası veya akrabası hatakâr olmaz; cezaya müstahak olmaz.” olan düstur-u irade-i ilâhiyeye karşı, bu zamanda اِنَّالْاِنْسَانَلَظَلُومٌكَفَّارٌ sırrıyla şedit bir zulüm ile mukabele eder. Tarafgirlik hissiyle, bir câninin hatasıyla, değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahi adavet eder. Elinden gelse zulmeder. Elinde hüküm varsa, bir adamın hatasıyla bir köye bomba atar. Halbuki bir masumun hakkı, yüz cani için feda edilmez; onların yüzünden ona zulmedilmez. Şimdiki vaziyet, yüz masumu birkaç câni için zararlara sokar."

Metin, siyasetsizliği, gerektiğinde uhrevi olanı bile politik mücadelesine alet edebilen ve haksızlıkları din üzerinden meşrulaştırmayı hedefleyen siyasal etkinliğe kapılmama niyetiyle savunur. Bu tarz bir araçsallaştırmaya kapılış, niyette rızay-ı ilahi duyarlılığının bitimi sayılır. Ayrıca metinde; cemaat pragmatizmi, sıkıntı ve baskıdan kurtulma yerine rızay-ı ilahinin tezahür perdeleri olan hakikate sadakat, onu tarafgirane politik garazlara alet etmemek ve zulme, şefkatsizliğe düşmemek gibi değerlere bağlılık önerilmektedir

Yorumlar

M.Ali - 02-02-2017 - 10:57:14
İHLAS
Niyetlerin bu bağlamda ihlaslaşması gerekiyor.bugünlerde buna özellikle ihtiyaç var.niyeti iyi belirlemek gerekiyor. çünkü amel ona göre şekilleniyor.belirlenen niyete göre amel ya hasene oluyor veyahut seyyiat oluyor.metni okumak gerekiyor ama en önemlisi metni çok iyi anlamak ve verilmek istenen mesajı almak gerekir.Allah razı olsun.
Erdem - 02-01-2017 - 22:49:08

her daim okunan bir metin, ilk niyetine uygun bir uslupla sunulunca bunu söylememek elde değil : ihlas her mevsim yeniden ne de güzel meyveler veriyor :)
Sizde yorum yazmak için tıklayınız.

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında

Bazen zayıf, zalim olur
Ye’s ile su’-i zandan za’f-ı kalb neş’et eder.

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 

Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net