Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Soma ve Kader
İslam itikadında kader algısı asla insan iradesinin mesuliyetlerini ortadan kaldıracak biçimde yer almaz. ...

Takdir-i ilahi veya kader, islam inanç  sisteminin en temel kavramlarındandır. Bu iki kavram İlahi iradenin ve mutlak ilahi ilmin her şeyi kuşattığını anlatır. Kaderin insan iradesiyle ilişki biçimi yeterince anlaşılmadığından zaman zaman Müslümanlar arasında yanlış tutumlara yol açmaktadır. Dindar olmayan çevreler kaderle ilgili eleştirilerini genelde bu tutumlar üzerinden gerekçelendirirler. Burada seküler zihin, varoluşu ve varlıkların hareketini ilahi iradeden koparmakla suç işlerken; mevzuya hakimiyet sağlayamayan sığ zihin ise, insan iradesinin rolünü yanlış anlamlandırarak hataya düşmektedir.

İslam itikadında kader algısı asla insan iradesinin mesuliyetlerini ortadan kaldıracak biçimde yer almaz. “Kader, nefsi gururdan; ve cüz-i ihtiyarî, adem-i mesuliyetten kurtarmak içindir ki, mesail-i imaniyeye girmişler.

Kader ve cüzi irade birbirilerinin sınırlarını belirledikleri kadar İslam’ın ve imanın nihai çizgilerini de belirlemektedirler. Bu iki metafiziksel, ilmani ve vicdani durum kendi aralarında dış varlığı paylaşmaktadırlar. Doğru tanıma göre “geçmiş” ve “musibetler” mutlak iradenin tecellisine; “gelecek” ve “günahlar” cüzi iradenin sorumluluk alanına dahildir. Burada nefse atfedilen durum, geleceğin ve şerlerin mucidi olmak değil iradeyi sarf etmenin doğurduğu/doğuracağı mesuliyetlerin mercii olmaktır.     

Mütemerrid nüfus-u emmarenin işledikleri seyyiatının mesuliyetinden kendilerini kurtarmak için kadere yapışmak…sırr-ı kadere ve hikmet-i cüz-i ihtiyarîyeye zıt bir harekettir..”

Kur’an’ın dediği gibi, insan, seyyiatından tamamen mesuldür. Çünkü seyyiatı isteyen odur. seyyiat, tahribat nev’inden olduğu için, insan bir seyyie ile çok tahribat yapabilir, müthiş bir cezaya kesb-i istihkak eder. –Bir kibrit ile bir evi yakmak gibi–.”

Soma’da yaşanan afetin nedenlerine tek başına kader nazarıyla yaklaşılamaz. Beşeri iradenin rolünü tespit etmek gerekir. Bu külli vefiyatın elbette ecelle, kaderle, mutlak iradenin tecellisiyle alakası vardır. Ve mümin olayın musibet, imtihan, takdir ve ahiret boyutuna bakarak ümitsizliğine ve hüznüne merhem sürmeye çalışır. Dualarla, sabırla, metanetle bu imtihanı uhrevi bir alış-verişe dönüştürür. Ancak işin bu boyutu asla beşeri aktörlerin sorumluluğunu ve bu gibi kazalara sebebiyet veren ihmallerinin ortaya çıkarılıp sorumluların layık oldukları biçimde cezalandırılmalarını ortadan kaldırmaz. Hatta denilebilir ki bu tarz kazalar, eğer "daha fazla kar" gibi kapitalist hırslar veya "yasal mevzuattaki eksiklikler ve yeterli denetim eksiklikleri" yüzünden ortaya çıkmış ise "kasten cinayet" kategorisindedir.

Zehra camiası olarak yaşanan bu büyük acıyı yüreklerimizde hissediyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa, yakınlarına sabır diliyoruz. Yetkililerin sorumlu davranıp hadisede ihmali bulunanları açığa çıkarmasını, gerekli işlemleri yapmalarını ve iş güvenliğine dönük yasal mevzuatı işverenin teşviki yönünde değil işçinin güvenliği merkezinde yeniden ele almalarını bekliyoruz.

Yorumlar

Hiç yorum eklenmemiş. Tıkla ! İlk ekleyen sen ol ...

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında


Ey “sadık ahmak” ıtlakına masadak biçare ulemâü’s-sû’ veya meczup, akılsız, cahil sufiler! Hakikat-i kâinat içinde kökü yerleşmiş ve hakaik-i kâinata kökler salmış olan şecere-i tûbâ-i İslâmiyet,mevhu

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 
ZEHRA.COM.TR
Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net