20-11-2017 tarihinde eklendi
Şêx Ehmedê Xanî
Mem o Zin, 1337-1335/1919 tarihinde İstanbul’da Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Müküslü Hamza tarafından bir girişle birlikte basılmış.

 

Şeyh Ahmed bin İlyas El-Xânî, (1061/1650-1119/1707) . Tanınmış Kürt şair ve mutasavvıfı. Hayatı hakkında çok şeyler yazılmış olmasına karşın, çelişkili bilgiler verilmektedir. Bazı kaynaklarda 16. yüzyıl ile 17. yüzyıl başlarında yaşadığı söylense de yazdığı kitaplarda, belirttiğimiz tarihlerde yaşadığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Nitekim Ahmed-i Xânî’nin kendisi Mem o Zin adlı manzum eserinin son bölümünde hicri 1061 tarihinde dünyaya geldiğini kat’i bir şekilde ifade etmektedir. Mem o Zin kitabını ise 44 yaşında tamamladığını aynı yerde ifade etmektedir.

 

لورا كو دما ژ غیب فك بو

تاریخ هزار و شیست و یك بو

ایساله گهشته چل و چاران

وی پیشرو گنا ه كاران

 

Lewra ko dema ji xaybê fek bu

Tarixê Hezâr o şist o yek bu

 

İsâle gihêşte çil o çaran

Wi pişirewê gûnah-kâran

 

Tercümesi: Gayb aleminden kopup (bu dünyaya) geldiği zaman ki, bin altmış bir (1061) tarihiydi. Günahkarların öncüsünün bu sene (yaşı) kırk dörde vardı.

(Ahmed-i Hânî, Mem o Zin, Yazma, 1165:214-215; Müküslü Hamza Yayını, 1335/1337:132; Zeynelabidin El-Amidi yayını: 1411/1990: 166)

 

Kaynaklara göre Şeyh Ahmed El-Xânî anılan tarihte Hakkari’nin Gevar (Yüksekova) kazasının Xânik köyünde dünyaya gelmiş bu yüzden Xânî lakabını aldığı kaydedilmektedir. (Bozarslan, 1968:14). Bazı kaynaklarda ise, Hakkari civarında bulunan Kürd aşiretlerinden Xânî aşiretine mensup olduğu belirtilmiştir. (Seccadî, 1952:189; Mustafa Resul, 1979:27; M. Emin Zeki Beğ, 2006:98-99). Bölgede Xânik adıyla üç köy bulunmakta, ilki Hakkari’nin Beytüşşebab kazasında, ikincisi, Gevar (Yüksekova) kazasının Bacirge nahiyesinde, üçüncüsü de Ağrı’nın Tutak kazasında bulunmaktadır. (Köylerimiz, 1928:404, 571,575) Medrese tahsili olup, bilahare müderrislik yaptığı ve Doğu Bayezid’da Mir Divanında divan katipliği yaptığı belirlenebilen Şeyh Ahmed-i Xânî’nin vefat tarihi konusunda kaynaklarda farklı kayıtlar sözkonusudur. M. Emin Zeki Beg’e göre Xânî 1000’le 1063 yılları arasında yaşamış. (M. Emin Zeki Beğ, 2006:98) Ancak bu kayıt Mem o Zin’deki sarih kayıtla çelişen indi bir kayıttır. Tarih u Edebi’l-Kürdî kitabında, yazma bir eserin iç kapağında yer alan bir hamiş esas alınarak Şeyh’in vefat tarihi 1119/1707 olarak verilmiştir. (M. Resul, 1979:33-34). Şeyh Ahmed El-Xânî Doğu Beyazid’da vefat etmiş olup, kesme taştan altıgen kubbeli büyükçe olan türbesi şehir merkezine 8 kilometre uzakta İshak Paşa sarayının üst kısmındadır. Türbenin ön tarafında yine taş kubbeli mescidi bulunmaktadır. Türbe ilçede halen en önemli ziyaretgahtır.

Şeyh Ahmed El-Xânî Kürdçe yazdığı manzum eserler ve dört dilde (Arapça, Farsça, Kürdçe, Türkçe) yazdığı beş kıt’alık şiiri ile tanınmıştır. Bilinen eserleri şunlardır:

 

1- Mem o Zîn (Mizânu’l-Edeb): Yusuf- Züleyha; Leyla ile Mecnun tarzında Kürdçe (Kurmanci lehçesinde) manzum bir eserdir. Eserde Botan emiri Emir Zeyneddin bin Abdal’ın kızkardeşi Zin ile Sitti’nin Mem ile Tajdin arasındaki aşkın mecazi bir şekilde işlenmesi esas alınmış. Kitapta asıl olan Tasavvufi anlamda İlahî aşktır. Kitap uzunca münâcat ve naatlar ile başlar. Yine sonda münâcat ve Allah’a yakarışlarla sona erer. Ahmed El-Xânî kitabı, son bölümde açıkladığı gibi 44 yaşında tamamlamış. Yine kendi ifadesiyle 1061 doğumlu olduğuna göre kitabı 1105 tarihinde tamamladığı ortaya çıkmaktadır. Kitabın birçok yazma nüshası bulunmakta, bu yazma nüshaların en akdemi  Receb 1165/ Mayıs 1752 tarihli olup, Mamzîdî kabilesinden Azîz b. Şîrbâr tarafından istinsah edilmiş ve Bağdat yazma eserler kütüphanesinde bulunmaktadır. Diğer bir eski nüsha da Arvasî ailesinden Seyyid Taha Efendi’nin elinde bulunmaktadır. Kitap ilkin 1337-1335/1919 tarihinde İstanbul’da Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Müküslü Hamza tarafından bir girişle birlikte basılmış. Daha sonra, Rusya, İran ve Irakta çeşitli baskıları yapılmıştır.1990 yılında Diyarbakır'da Zeynelabidin adlı bir molla tarafından gerekli tashihler yapılıp bir sözlük eklenerek basılmıştır. En son ise, 1165/1752 tarihli yazma nüshaya dayanılarak, Hüseyin Şemrexî tarafından yayına hazırlanıp, 2009 yılında Nubihar yayınlarınca İstanbul’da yayınlanmıştır. Mem o Zîn 19. Yüzyıl başlarında Bitlis beylerinden, Şerefhan sülalesinden, Ahmed Faik Han (vefatı: 1238/1823) tarafından manzum olarak Osmanlı Türkçesine çevrilmiştir. Bu manzum çevirinin yazma bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi yazma bağışlar bölümü No:2361’de bulunmaktadır.

 

2- Akîda İmanê : Bu yine manzum olarak yazılmış Kürdçe Eş’arî İslam akaididir. 70 beyit olarak yazılmış. Eş’arî akaidine göre temel İslam inançları izah edilmiştir. Tarz olarak yine manzum ve Arapça olan Siracuddin Ali bin Osman El-Uşî (Vefatı:H.569)’nin Emâli adlı ünlü akaid kitabı ile İstanbul’un ilk kadısı Hızır Çelebî (Vefatı: İstanbul, H. 863)’nin Nûniye Kasidesi’ne ve kendi çağdaşlarından Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Kaside-i İ’tikâdiyye’sine benzemektedir.[1] Bu manzum akaid kitabı Kürt medreselerinde okunagelmiş. Hala da Kürt medreselerinde Ahmed El-Xanî’nin bu akaidi okutulmakta ve ezberletilmektedir. Manzumenin üç eski yazma nüshası tesbit edilebilmiştir. İlki, Kahire Daru’l-Kütubi’l-Mısriyye’de, (The Egyptian National Library), El-Hizanetu’t-Timuriyye, No: 46’da kayıtlı olup, Nubar (Nubihar) ile beraber yer almaktadır. Kataloglarda müellif hattıyla olduğu kaydedilse de nüshada istinsah ve tarih kaydı yer almamaktadır. Yazının özelliklerinden bir 18. Yüzyıl yazması olduğu ortaya çıkmaktadır. Diğer bir nüsha Diyarbakır İl Halk Kütüphanesi yazmaları içindeki 751 numarada kayıtlı mecmua’nın 55-59 varakları arasında bulunmakta istinsah kaydı olarak H.1148 tarihi yer almaktadır. Başka bir nüsha ise yine Diyarbakır İl Halk kütüphanesi yazmaları meyanında 961 numaralı mecmuanın 65-68. Varakları arasında bulunmaktadır. İstinsah tarihi olarak da, H. 1166 tarihi yer almaktadır. Bu manzum akaid kitabına Diyarbakır’lı Molla Ahmed Hilmî El-Kuğî tarafından yine Kürtçe olarak geniş bir şerh yazılıp 1984 yılında basılmıştır.

 

3- Nubihar (Nevbahara Piçukan-Çocukların Turfandası): Medresedeki kürt çocuklarına yönelik, onları Arapça’ya alıştırmak için 1094 tarihinde yazdığı manzum Arapça-Kürtçe çocuk sözlüğüdür. Manzum sözlüğün başında

 

ڤیك ایخستن احمدی خانی

ناڤی نوبهارا بچوكان لی دانی

نه ژبو صاحب رواجان

بلكه ژبو بچوكیت كرمانجان

وگی ژ قرآنی خلاص بن

لازمه لسوادی چاڤ ناس بن

 

Vîk ixıstın Ahmedê Xanî

Nâvê Nubihara Biçukân lê dânî

 

Ne ji bo Sahibê revâcân

Belki ji bo biçukit kurmancân

 

Wegi ji Qur’anê xilâs bin

Lâzime lê sevâdiyé çâv-nâs bin

(Ahmed El-Xânî, 1332:3) demektedir. 

Burada kitaba Nubihara Biçukân (The Spring of The Kids) adını verdiğini, ilimde ilerlemiş olanlar için değil, Kur’an-ı Kerim’i hatmeden mübtedi çocukların okuma yazma ve Arapçaya aşinalık kesbetmeleri için yazdığını söylemektedir. Bu manzum eserin çeşitli yazma nüshaları bulunmaktadır. İlki, Kahire Daru’l-Kütubi’l-Mısriyye’de, (The Egyptian National Library), El-Hizanetu’l-Timuriyye, No: 46’da kayıtlı olup, Akîda İmanê ile beraber yer almaktadır. Kataloglarda müellif hattıyla olduğu kaydedilse de nüshada istinsah ve tarih kaydı yer almamaktadır. Yazının özelliklerinden bir 18. Yüzyıl yazması olduğu ortaya çıkmaktadır. Diğer bir nüsha Diyarbakır İl Halk Kütüphanesi yazmaları içindeki 751 numarada kayıtlı mecmua’nın 38-49. varakları arasında bulunmakta istinsah kaydı olarak H.1148 tarihi yer almaktadır. Başka bir nüsha ise yine Diyarbakır İl Halk kütüphanesi yazmları meyanında 961 numaralı mecmuanın 52-64. Varakları arasında bulunmaktadır. İstinsah tarihi olarak da, H. 1166 tarihi yer almaktadır. Kitap ilkin 1332 tarihinde İstanbul’da Ahmed Kamil matbaasında basılmıştır. Kitaba 1990’lı yıllarda Arapça bir girişle birlikte Ahmed Hilmî El-Koğî tarafından Kürtçe bir şerh yapılıp basılmıştır. Halen kürt medreselerinde çocuklara okutulmaktadır.

 

4- Çâr Kûşe: Ahmed-i Hânî’in Arapça-Farsça-Kürtçe-Türkçe mısraları içeren beş kıt’alık şiiridir. Basılmıştır. Şiirde her bir kıt’ada Mısralar sırayla Arapça-Farsça-Türkçe ve Kürtçe yazılmıştır:

 

فات عمری فی هواك یا حبیبی كل حال

آه و نالم همدمم شد در فراقت ماه و سال

گر بنم قانم دیلرسن چوقدن اولمشدر حلال

دین و ابتر بوم ژعشق من نما عقل و كمال[2]

 

انت فكری فی فؤادى انت روحی فی الجسد

لشكر غمهای تو ملك دلم ویرانی كرد

داده گلدم عشق الندن ایسترم سندن مدد

وا تاتاران برنه یغما عقل و دین و ملك و مال

 

طال غمی ذاد همی شاع سری فی الملا

تشنه جام وصالم چون شهید كربلا

یوقسه سن دیوانه اولدڭ نیچه حالم ای دل

یا ژ نوه اشوه یك دا من حبیبا چاڤ غزال

 

مت هجرانا حبیبی لست منی اعلما

نالم از درد فراقت غافلی از حال من

جان و دلدن عرض قلدم حالمی جانانه بن

عرض حالن من تو غافل قت نا پرسی عرض حال

 

هل لنا من نعمة وصل الحبيب من نصيب

افتادم بر دارت بیچاره سرگردان غریب

دردمز چوق لیك سندن اوڭجه یوق هیچ بر طبیب

ای طبیب من دوای درد خانی هر روژ و سال

 

 

 

 

 

 

Çârkûşe

 

Fâte umrî fi hewake yâ habîbî kulli hâl

Ah u nâlem hemdeme şûd der firakat mâh u sâl

Ger benim kanım dilersen çokdan olmışdır helâl

Dîn o ebter bûm ji aşqé min nema aql u kemâl

 

Ente fikrî fi fuâdî ente rûhî fi’l-Cesed

Leşker-i ğamhâ-yı tû milk-i dilem wîrânî kerd

Dade geldim aşk elinden isterim senden meded

Wâ tatârân birne yaxma aql o dîn o milk o mâl

 

Tâle ğammî zâde hemmî şâ’e sirrî fi’l-Mela

Teşne-i câm-ı wisâlem çûn şehîd-i Kerbela

Yoksa sen divâne oldun, nice hâlim ey dila

Ya ji nuh îşweyek da min habîba çâv-xezal

 

Mittu hicranen habîbî leste minni a’limen

Nâlem ez derd-i firakat ğâfil-i ez hâl-i men

Cân u dilden ‘arz kıldım hâlimi cânâna ben

Arzuhâlén min tu xâfil qet napirsi arzuhâl

 

Hel lena min ni’me waslu’l-Habîbi min nasîb

Uftâdem ber dâret bîçâre sergerdân-ı ğarîb

Derdimiz çok , lîk senden önce yok hiçbir tabîb

Ey tabîbé min dewa-yé derdé xânî her roj o sâl

 

(Nûbihar Dergisi, Sayı:45, Haziran 1996; Nubihar, Hüseyin Şemrehî Yayını. 2009:6)

 

müfid yüksel 

Kaynaklar:

 

Ahmed Faik Han, Tercüme-i Mem o Zîn, Süleymaniye Kütüphanesi yazma bağışlar bölümü No:2361

Şeyh Ahmed El-Hânî, 1166. Mem o Zîn, Yazma, İstinsah, Mam Zîdî kabilesinden Azîz b. Şîrbâr, Bağdat Kütüphanesi Yazmaları

Şeyh Ahmed El-Hânî, 1335-1337. Mem o Zîn, Müküslü Hamza Yayını, Necm-i İstikbâl Matbaası, İstanbul

Şeyh Ahmed El-Hânî, 1411/1990. Mizânu’l-Edeb/Mem o Zîn, Zeynelabidin El-Amidî Yayını, Diyarbakır

Şeyh Ahmed El-Hânî, 2009. Mem o Zîn, Yayına Haz. Hüseyin Şemrehî, Nubihar Yayınları, İstanbul

Şeyh Ahmed El-Hânî, Trhsz. Nubâr, Dâru’l-Kütubi’l-Mısriyye, El-Hizâneti’t-Timuriyye, No:46

Şeyh Ahmed El-Hânî,1148. Nubar, Yazma, Diyarbakır İl Halk Kütüp., No: 751, Vrk. 38-49

Şeyh Ahmed El-Hânî,1166. Nubâr, Yazma, Diyarbakır İl Halk Kütüp. No:961, Vrk. 52-4

Şeyh Ahmed el-Hânî, 1332. Newbahar, Ahmed Kamil Matbaası, İstanbul

Şeyh Ahmed El-Hânî, Trhsz. Akîda İmané, Dâru’l-Kütubi’l-Mısriyye, El-Hizâneti’t-Timuriyye, No:46

Şeyh Ahmed El-Hânî, 1148. Akîda İmané, Diyarbakır İl Halk Kütüp., No: 751, Vrk.55-59

Şeyh Ahmed El-Hânî, 1166. Akîda İmané, Diyarbakır İl Halk Kütüp., No: 961, Vrk.65-68

Ahmed Hilmî El-Koğî, Gülzâr-ı Hemukân Şerha Nubehara Biçukân, Diyarbakır

Ahmed Hilmî El-Koğî, Kitab-ı Rehber-i Sânî Şerha Akîda Şeyh Ahmed bin İlyas El-Hânî, Diyarbakır

Ayhan Geverî, 2002. Di Edebiyata Rojhilat da Awayé Mesnewiyé Mem u Zîn, Nubihar, Sayı:87, Zivistan 2002

Dr. İzzeddin Mustafa Resul, 1979. Ahmed-i Hânî, Şâ’iren Ve Mufekkiren- Feylesufen Ve Mutasavvifen, Matbaatu’l-Havâdis, Bağdad

Köylerimizin Adları, 1928. TC. Dâhiliye Vekâleti Nüfus Müdiriyet-i Umûmiyesi Neşriyatından, Adet:3, Hilâl Matbaası, İstanbul

Muhammed Emin Zeki Beğ, 2006. Meşâhiru’l-Kurd Ve Kurdistan, Tercüme: Es-Seyyide Kerimete, Önsöz Ve İlave: Muhammed Ali Avnî, Dâru’z-Zaman, Şam-Suriye

Seccâdî, Alaeddîn, 1952. Tarihu Edebi’l-Kurdî, Bağdad

 

 

[1] Manzum akâid kitabı kaleme almak, İslam âleminde gelenek haline gelmiştir. Çeşitli dillerde kaleme alınabilen bu manzum akâid risâlelerinin örnekleri çoktur. Boşnakça, Arnavutça hatta Rumca yazılanları bile olmuştur.

Kaynak: http://mufidyuksel.com/?p=752

 

 

 

 

http://zehra.com.tr/sx-ehmed-xan_111583.html