Ana Sayfa - Hakımızda - İletişim

Biyografi

Yeryüzünü İlimle Dolduran Müçtehid: İmam Şafiî
İslam düşünce tarihinin öne çıkan şahsiyetlerinden ve dört büyük mezhep imamlarından olan İmam Şafiî’nin asıl ismi Ebû Abdullah Muhammed b. İdris el-Kureyşi el-Haşimi el-Muttalibi b. Abbas b. Osman b. Şafiî’dir. ...

Merdan ALİ

İslam düşünce tarihinin öne çıkan şahsiyetlerinden ve dört büyük mezhep imamlarından olan İmam Şafiî’nin asıl ismi Ebû Abdullah Muhammed b. İdris el-Kureyşi el-Haşimi el-Muttalibi b. Abbas b. Osman b. Şafiî’dir. Dedesinin dedesi Şafiî, Kureyş kabilesinden ve sahabi olduğundan dolayı Şafiî ismiyle tanınmıştır. İmam Şafiî H.150 (M.767) yılında Gazze’de doğmuştur. Onun doğduğu yıl içinde Ebu Hanîfe vefat etmiştir. Beşikte iken babası vefat etmiş ve iki yaşında, annesi onu Mekke’ye götürmüştür. İmam Şafiî ilk ilim tahsiline Mekke’de başlar.

İmam, henüz yedi yaşındayken Kuran-ı Kerim’i hıfzına alır. Küçük yaşlarda, Mekke’de bulunan alimlerin ders ve sohbetlerine katılır. Kendisi bu yılları için şu ifadeleri kullanır “Kuran-ı kerim’i ezberledikten sonra Mescid-i Haram’a gidip, fıkıh ve hadis âlimlerinden çok istifade ettim. Fakat çok fakir idik, bir kağıt almaya bile gücümüz yetmiyordu. Derslerimi ve öğrendiğim meseleleri yazmakta güçlük çekerdim.” Mekke'deki bu ilk tahsilinden sonra Arapçanın inceliklerini ve edebiyatını öğrenmek için, Huzeyl kabilesine gitti. Huzeyl Kabilesi Arab dili bakımından en fasihi idi ve orada edebiyattan başka ok atmayı öğrenir.

Bu arada Medine'nin İmamı Mâlik b. Enes'in adı Şafiî'ye ulaşmıştı. Zîra, bu büyük İmamın adı o derecede etrafa yayılmıştı ki, gelip gi­denler hep onu anıyorlardı. Bu durumda Şafiî'nin gayreti ondan ilim tahsiline yönelmiş ve bu yüzden o, Medine'ye gitmek mecburi­yeti hisetmiştir. Fakat Şafiî, İmam Mâlik'in yanına eli boş gitmek istememiştir. Dağarcığına İmam Mâlik'in ilminden bir miktar yerleştirmeye karar verir. İmam Mâlik'in meşhur kitabı “el-Muvatta'yı” okumaya başlar. Medine'ye gitme arzusu üzerine bu kitabı defalarca okuyup îmam Mâlik'in fıkhına ünsiyet kazan­mış ve onun rivayetteki yüksek derecesini öğrenmiştir. İmam Şafiî, yola çıkmaya karar verince İmam Mâlik'le karşılaştığın­da kendisine kolaylık göstermesi için Mekke Valisinden Medine Va­lisine bir mektup göndermiştir.

Bu çağlarda hadîs rivayetinde gelenek şöyle idi: Hadîs tahsil eden kimse, hadîs rivayet ettiği veya hadîs okuduğu üstat’tan bir hadîs kitabı alır, onu yazar ve rivayet ederdi. Bunun için Şafiî, er­tesi gün gelmiş ve yanında da İmam Malik'in huzurunda okumak üzere onun el-Muvatta adlı kitabını getirmişti. Şafiî bu kitabı oku­maya başlayınca, onun güzel okuyuşu İmam Malik'in çok hoşuna gitmiştir. Şafiî, kitabı fazla okumaktan çekindiğinde, İmam Mâlik, ona: “Devam et, ey delikanlı”, derdi. Bu sebeple Şafiî, el-Muvatta kitabını İmam Malik'in huzurunda birkaç gün içerisinde okuyup bitirmiştir.[1] ve böylece İmam Malik Şafiî’yi dokuz yıl müddetle himayesinde tutmuştur.

İmam-ı Şafiî Mekke'ye dönünce, oraya gelen Yemen valisi, onu Yemen'e götürüp kadılık vazifesi verdi. Beş yıl kadar bu görevi yaptıktan sonra, Bağdat'a giderek Ebu Hanife'nin talebesi olan İmam Muhammed'den ders almaya başladı. Aynı zamanda üvey babası olan İmam-ı Muhammed yazmış olduğu kitaplarını okutmak suretiyle, Irak'ta tedvin edilen fıkıh ilmini ve rivayetleri Şafiîye öğretti. Ebu Ubeyd şöyle demiştir: İmam-ı Şafiî'den duydum, buyurdu ki, "İmam-ı Muhammed'den öğrendiğim meselelerle ve ilimle, bir deve yükü kitap yazdım. Eğer o olmasaydı ilim kapısının eşiğinde kalmıştım.

İmam Şafiî Bağdat’tan sonra Mekke’ye geri döndü. Burada Hac mevsiminde, çeşitli islam beldelerinden gelen ilim adamları ondan ilim tahsil ederlerdi. Ve ayrıca talebelerine ders verirdi. Sonra tekrar Bağdat’a gider. Bağdat o zaman tam bir ilim merkeziydi. Burada bulunan alimler ona hürmet göstermiş ve ilim talebeleri onun etrafında toplanırlardı. Hatta bağdatta bulunan alimler dahi ondan ders alırlardı. Daha önce mekke’de İmam Şafiî ile karşılaşan Ahmed b. Hanbel talebe olmuş ve ona hayran kalmıştır. Şafiî Bağdat’ta bulunduğu sıralarda “el-Kitab-ül Bağdadiyye” adlı eserini kalemine almıştır.İmam Bağdat’tan sonra Mısır’a gider ve ömrünün sonuna kadar orada kalır. Şafiî, Mısır yolculuğuna karar verince şu mısraları söyler:

“Durmadan Mısır'ı özlüyor ruhum?

Ondan gayri çöl ve ova kalmadı.

Kurtuluş ve zenginliğe mi? Vallahi bilmiyorum,

Yoksa kabre mi götürülüyorum?”

İmam Şafiî on üç yaşında iken, Harem-i şerif de "Bana istediğinizi sorunuz" derdi. Onbeş yaşında iken fetva verirdi. Zamanının en büyük âlimi olan ve üçyüz bin hadis-i şerifi ezbere bilen İmam-ı Ahmed bin Hanbel, ondan ders almaya gelirdi. Çok kimse İmam-ı Ahmed'e, "Böyle büyük bir âlim iken, karşısında nasıl oturuyorsun?" dediklerinde, "Bizim ezberlediklerimizin manalarını o biliyor. Eğer onu görmeseydim, ilmin kapısında kalacaktım. O, dünyayı aydınlatan bir güneştir, ruhlara gıdadır" derdi. Bir kere de, "Fıkıh kapısı kapanmıştı. Allahu teâlâ, bu kapıyı, kullarına İmam-ı Şafiî ile tekrar açtı" dedi. Bir kere de, "İslamiyet’e, şimdi Şafiî'den daha çok hizmet eden birini bilmiyorum" dedi. İmam-ı Ahmed yine buyurdu ki: “Allahu teâlâ her yüzyılda bir âlim yaratır, benim dinimi, herkese onun ile öğretir” hadis-i şerifinde bildirilen âlim, İmam-ı Şafiî'dir. Hadis-i Şerifte: “Kureyş'e sövmeyiniz. Zira Kureyşli bir âlim, yeryüzünü ilimle doldurur” buyuruldu. İslam âlimleri bu Hadis-i Şerif, İmam-ı Şafiî'nin geleceğini bildirmiştir, demişlerdir.

İmam Şafiî H.204 (M.820) yılında 54 yaşındayken Mısır’da vefat etmiştir.Son nefeslerini vermek üzere iken, halini sordular. "Dünyadan göçüyorum. Artık ondan ayrılıyorum. Ümit şerbetini içiyorum. Kerim olan Rabbime gidiyorum" buyurdu.

TALEBELERİ

Ahmed b. Hanbel, İshak b. Raheveyn, Ez-Zaferani, Ebu Sevr İbrahim b. Halid, Ebu İbrahim Müzeni, Rebi’ b. Süleyman-ı Muradi.

ŞAFİÎ MEZHEBİ

İmam Şafiî Müslümanların ibadetlerinde ve işlerinde uyacakları bir yol göstermiştir. Onun kendi usulüne göre şer'i delillerden çıkardığı hükümlere, yani gösterdiği bu yola Şafiî Mezhebi denildi. Ehl-i sünnet itikadında olan müslümanlardan, amellerini yani ibadet ve işlerini, bu mezhebin hükümlerine uyarak yapanlara Şafiî denir. Şafiî mezhebinden yetişmiş olan bazı meşhur alimler şunlardır; İmam Nesai, İmam Maverdi, İmam Nevevi, İmam Gazali, İmam Suyuti, Bediüzzaman Said Nursi, İbni Supki gibi v.b.

ESERLERİNDEN BAZILARI

  • El-Ümm: Fıkıh yani İslam hukukuna dair olup, İmam Şafiî'nin içtihad ederek bildirdiğİ meseleleri ihtiva eden bir eserdir. Yedi cilt olarak basılmıştır.
  • Kitab-üs-Sünen vel-Müsned: Hadis ilmine dairdir.
  • Er-Risale fil-Usul: Usul-i fıkha dairdir. Usul-i fıkhın kitap halinde yazıldığı ilk eserdir.
  • El-Kitab’ül Bağdadiyye
  • El-Mebsut
  • Reddi alel-Berahime
  • Müsned-üş Şafiî
  • El-Mevaris
  • Ahkam-ül-Kur’an
  • İsbat-ün-Nübüvve
  • El-Eşribe

KAYNAKÇA

[1]Mezhepler Tarihi, Muhammed Ebu Zehra

[2] Lemalar, Said Nursi

[3]Şualar, Said Nursi

Yorumlar

Bir garip yolcu - 21-03-2014 - 16:54:36
İMAM ŞAFİİ
Bir alim, bir şair ve bir dava adamı olan İmam Şafii'nin hayatının bir cilvesine tuttuğunuz bu ilmi yazınız için tebrikler...
Sizde yorum yazmak için tıklayınız.

İlgili Başlıklar

Arşiv Arama

İlhamın Mihrabında


Ey “sadık ahmak” ıtlakına masadak biçare ulemâü’s-sû’ veya meczup, akılsız, cahil sufiler! Hakikat-i kâinat içinde kökü yerleşmiş ve hakaik-i kâinata kökler salmış olan şecere-i tûbâ-i İslâmiyet,mevhu

Sername

Siyasalın İhlası
Bu denemenin ilgilendiği alan, özellikle dinî cemaatleşmelerin iktidar unsurlarıyla ilişkilenme tarzından türeyen siyasallığın ihlasının nasıllığıdır.

En Çok Okunanlar

Yorum Platformu

Ubeyd Kudat
Münazarat Penceresinden Devlet

İktibas

Sizden Gelenler

 
ZEHRA.COM.TR
Tüm hakları saklıdır 2013 ®
Kaynak gösterilmeden ve izinsiz alıntı yapılamaz.

Yazılım : Networkbil.net