Kitaplar
Tılsımlar Mecmuası

On Birinci Söz 

وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَا  *   وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَا  *   وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَا  *   وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَا   *  وَالسَّمَۤاءِ وَمَا بَنٰيهَا  *   وَاْلاَرْضِ وَمَا طَحٰيهَا  *   وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَا .. الخ

    

   Ey kardeş! Eğer hikmet-i âlemin tılsımını ve hilkat-i insanın muammasını ve hakikat-i salâtın rumuzunu bir parça fehmetmek istersen, nefsimle beraber şu temsilî hikâyeciğe bak:

   Bir zaman bir sultan varmış. Servetçe onun pekçok hazineleri vardı. Hem o hazinelerde her çeşit cevahir, elmas ve zümrüt bulunuyormuş. Hem, gizli pek acaib defineleri varmış. Hem, kemalâtça sanayi-i garibede pekçok mahareti varmış. Hem, hesapsız fünun-u acibeye marifeti, ihatası varmış. Hem, nihayetsiz ulûm-u bediaya ilim ve ıttılâı varmış.

   Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesi sırrınca, o sultan-ı zîşan dahi istedi ki, bir meşher açsın, içinde sergiler dizsin; tâ nâsın enzarında saltanatının haşmetini, hem servetinin şaşaasını, hem kendi sanatının harikalarını, hem kendi marifetinin garibelerini izhar edip, göstersin. Tâ cemal ve kemal-i manevîsini iki 

Hata Bildirim Formu
Sayfalar
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176177178179180181182183184185186187188189190191192193194195196197198199200201202203204205206207208209210211212213214215216217218219220221222223224225226227228229230231232233234235236237238239240241242243244245246247248249250251252253254255256257258259260261262263264265266267268269270271272273274275276277278279
Fihrist
Lügat