İkinci cihet ihbar-ı gaybî ise ki: مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ ayrılıklarıyla ihbar ediyor ki: “ Sahabeler ve Tabiînler, ibadette öyle bir gelecekler ki, ruhlarındaki nuraniyet yüzlerinde parlayacak ve cephelerinde kesret-i sücuddan hasıl olan bir nefret-i velayet nev'inde, alınlarında paraler Evet , İstikbal bunu vuzuh ile ve kat'iyetle parlak bir surette isbat etmiştir. Evet, o kadar acîb fitneler ve dağdaağa-i siyaset içinde, gece ve gündüzde Zeynelâbidin gibi bin rekât namaz kılan ve Tâûs-u Yemenî gibi kırk sene yatsı abdestiyle sabah namazını eda eden çok mühim pek çok zatlar مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ sırrını göstermişlerdir.
YEDİNCİSİ:
وَ مَثَلُهُمْ فِى الْاِنْجٖيلِ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْاَهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى
سُوقِهٖ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغٖيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ ihtilafları, iki cihet ile ihbar-ı gaybîdir.
İlk: Nebiyy-i Ümmîye (asm) nisbeten gayb hükmünde olan İncil'in sahabeler raporunun tebliğidir.
Evet, İncil'de, ahir zamanda gelecek Peygamberin (asm) vasfında مَعَهُ قَضٖيبٌ مِنْ حَدٖيدٍ وَاُمَّتُهُ كَذٰلِكَ gibi ayetler var. Yani, Hazret-i İsa (as) gibi kılınçsız değil, belki sahibü's-seyf bir peygamber gelecek, cihada memur olacak ve onun sahabeleri dahi kılınçlı ve cihada memur olacaklardır.
Ey قَضٖيبٌ مِنْ حَدٖيدٍ sahibi, reis-i âlem olacak. Çünkü İncil'in bir yerinde der: “ Ben gidiyorum, tâ Âlemin Reisi (asm) gelin. ” Yani, âlemin reisi geliyor. Demek oluyor ki: İncil'in bu iki paragrafından anlaşılıyor ki, sahabeler çenden mebde'de az ve zaifler; ama çekirdekler gibi neşvünema bularak yükselip, kalınlaşıp, kuvvetleşerek, küffârın gayzlarını onlara yutkundurup boğduracak vakitte, kılçlarıyla nev-i beşeri kendilerine musahhar edip, reisleri olan Peygamberin (asm) ise âleme reis olduğunu isbat edecekler. Aynen şu Sûre-i Feth'in ayetinin satırlarını ifade ediyor.

